(6100 S. K. m. 9, 10, 22) (YHGK. 05.11.2003 T. 2003/13-640 E. 2003/627 K.)
Dava: Taraflar arasındaki işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kurumla aralarında 6.9.2009 yılında yapılan hizmet alım sözleşmesine aykırı davranışları olduğu gerekçesi ile 29.8.2012 tarihinde cezai şart olarak işlem yapıldığını bu işlemin haksız olduğunu bildirerek, işlemin iptaliyle muarazanın menine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu bildirerek davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek yetki yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davacı şirketle davalı kurum arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, 2009 yılı içindeki eylemleri nedeniyle 2012 yılında davacı şirkete cezai şart işlemi uygulandığı, yine davacının talebi üzerine işleme konu eylemin yapıldığı tarihteki sözleşme hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir. Buna göre, işleme dayanak eylemin yapıldığı tarihte geçerli 9.6.2009 tarihli sözleşme hükümlerine göre yetkili mahkeme Ankara Mahkemeleri olarak belirlenmiştir. Davacı şirketin işlettiği hastane Avcılar'da bulunmaktadır. Davalı taraf yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Ankara olduğunu savunmuştur.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihi 9.06.2009 olup, sözleşme tarihi itibariyle henüz 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmemiştir. Sözleşme HUMK hükümleri yürürlükteyken imzalandığına göre, yetki konusunun da bu çerçevede çözümlenmesi gerekmektedir. HUMK.nun 9 uncu maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı Kanunun 22 nci maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri de belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi karalaştırmış olmaları, genel ve özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, genel veya özel yetkili mahkemede de açılabilir. (Bkz. HGK. 05.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Somut olayda dava, davacı şirketle davalı kurum arasında imzalanmış olan, sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacının sahibi olduğu hastane Avcılar'da bulunduğundan, HUMK'nun 10. maddesi gereğince, sözleşmenin ifa edildiği yer Küçükçekmece'dir. Dolayısıyla davacı şirkete ait hastanenin bulunduğu yer mahkemesi olan Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakma yetkisine sahiptir. O halde mahkemece davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilerek işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK'nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy