(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirket tarafından düzenlenen araç satış faturasına yansıyan 17.110 TL bedel üzerinden araç satın aldığını, bu aracın bedelinin davalıya ödenmesi için kredi çekilmesi esnasında meydana gelen karışıklık sonucu bu bedel yerine 22.475 TL üzerinden kredi çekilerek davalının hesabına aktarıldığını, ancak davalı tarafından satış bedelinden fazla gönderilen 5.365 TL bedelin kendilerine iade edilmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; icra takibine vaki itirazın iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıyla yapılan anlaşmayla satış bedelinin 20.400 TL olarak kararlaştırıldığını, bu anlaşma çerçevesinde davacı tarafından hesaplarına para aktarıldığını, fazla ödeme olan miktarı davacının hesabına geri havale ettiklerini, bu anlaşmaya dair araç sipariş formunda davacının da imzasının olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. Maddesinde, Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, araç alım satımıyla uğraşan davalı şirketin (satıcı) davacıya (alıcı) araç sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Kanunun 23. maddesi bu kanunu uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece Mersin'de ayrı bir Tüketici Mahkemesi bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan sebeplerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy