(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı şirkete ait sağlık kuruluşunu devraldığını, davalı SGK ile yaptıkları sözleşmeyle eski şirketin borçlarından 1 yıl süreyle sorumlu olduklarının kararlaştırıldığını, ancak davalı kurumun dava dışı şirketin sorumlu olduğu 30.000 TL.'nı kendilerinden istediğini ileri sürerek, 30.000 TL.'den borçlu olmadıklarının tesbitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinde, davacı şirketin dava dışı şirkete ait bulunan sağlık kuruluşunu 14.11.2008 tarihli devir sözleşmesiyle devir aldığı, akabinde davalı kurumla sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi ve ayrıca zeyilname düzenlendiği, davalı kurumun bu sözleşmeye dayanarak davaya konu işlemi tesis ettiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasında tesis edilen sözleşme özel hukuka tabii sözleşme olup, bu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlıkla özel hukuk hükümlerine tabidir. Hal böyle olunca eldeki davanın görülmesi gereken mercii de genel mahkemedir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan 24.30 TL temyiz harcın istenmesi halinde iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy