(4077 S. K. m. 22)
Dava: Taraflar arasındaki maddi-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının işlettiği otelde tatil yaparken otelin kayak pistinde bulunan Babylift olarak tabir edilen cihazla pistin yukarısına çıkmakta iken aracın arızalandığını ve sağ el yüzük parmağının cihaza sıkışarak parmağının koptuğunu ve yapılan ameliyatlara rağmen parmağının kurtarılamadığını, davalının gereken özeni göstermediği gibi işletmede gerekli tedbirlerin de alınmadığını, olay sebebiyle iş ve güç kaybına uğradığını, üzüntü ve acı çektiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları doğrultusunda davacının maddi tazminat istemli davasının kabulü ile; 15.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.2.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat istemli davasının kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL Manevi tazminatın olay tarihi olan 10.2.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un kapsamında kalan hizmet sözleşmesinden kaynaklandığına göre davaya bakmaya Tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 24.30 TL temyiz harcın istenmesi halinde iadesine, H.U.M.K.nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy