(3194 S. K. m. 30, 31, Geç. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki abonelik tesisi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, maliki bulunduğu Ankara ili Keçiören ilçesi Bademlik mahallesi, ... sokak ... numaralı apartmanın 5 numaralı bölümün maliki olduğunu, su aboneliği için davalı kuruma müracaat ettiğini ancak binanın eksikliklerinden dolayı talebinin kabul edilmediğini, mağdur olduklarını belirterek abonelik tesisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacının temyizi üzerine dairemizin 19.4.2013 tarih ve 2012/27881 esas 2013/10254 karar sayılı kararı ile; dairemizce ONANMASINA karar verilmiş, davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu binanın iskan izninin alınmadığı dosya içeriğiyle sabittir. 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 30 ve 31. maddeleri hükmüne göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün değildir. Ne var ki; davadan önce 26.7.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren 5784 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 25. maddesinde 3194 Sayılı İmar Kanununa eklenen Ek Geçici 11. madde, Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kanalizasyon kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara yol, su, elektrik, telefon vb. gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar geçici abonelik yapılabilir, bu halde elektrik ve su bağlanması abone için kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak yapı ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanamaz hükmü getirilmiştir.
Ayrıca Aski Tarifeler Yönetmeliği 30/d maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 6. maddesi (h) bendi gereğince; yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.
3194 Sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesi uyarınca dosyada davaya konu binanın 19.6.2002 tarihli yapı ruhsatının bulunduğu, ancak süresinin dolması sebebiyle yenilenmediği, 31.12.2004 tarihli yılsonu seviye tespit tutanağına göre; binanın %85 oranında tamamlandığı, Yapı denetçisi A. A. Y.'ın düzenlediği 26.4.2012 tarihli statik rapora göre; binada Yapı Denetim Kanunu hükümlerine göre TSE standartlarına uygun malzeme kullanıldığı, binanın proje ve eklerine uygun olduğu, ayrıca aynı apartmanda yer alan başka bir daireyle ilgili olarak, Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2013/1980 esas sayılı dosyasında davanın kabulüne dair kararın onandığı anlaşılmıştır. O halde, bu husus da dikkate alınmak suretiyle mahkemece, az yukarda açıklanan yasa hükmü gereğince, davaya konu dairenin bulunduğu binanın teknik ve fenni şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususu, gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak, denetime elverişli, açıklamalı bilirkişi raporuyla belirlenmeli, bu şekilde geçici abonelik şartlarının mevcut olup olmadığı konusunda yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu sebeple bozulması gerekirken, Dairemizce zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeyle anlaşılmış olduğundan, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 19.4.2013 gün, 2012/27881 esas 2013/ 10254 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan sebeplerle davacı yararına bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy