MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın tedbir talebinin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, taksitlerini ödemesine rağmen aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbiti ile icra takibinin tedbiren durdurulmasını istemiştir.
Davalı davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece, icra takip miktarının %50'si oranındaki teminat karşılığında takibin tüm sonuçları ile dava süresince tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, davalının davacı aleyhine 10.07.2012 tarihinde icra takibinde bulunduğu, davcınında takipten sonra 30.07.2012 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. İ.İ.K.'nın 72/3. maddesinde "icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" hükmü mevcut olup, davacı icra takibinden sonra eldeki davayı açtığından ancak teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteme hakkına sahiptir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek takibin tüm sonuçları ile tedbiren durdurulmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemenin ihtiyati tedbire yönelik kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy