(818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıyla imzalanan 24.12.2008 teslim tarihli geçici işletme devir sözleşmesine göre davalının sözleşmede ön görülen şartları yerine getirmediği takdirde cezai şart ödeyeceğini kararlaştırıldığını, davalının sözleşmede belirtilen ödemeleri yapmadığını belirterek sözleşmede öngörülen 2500,00 TL tazminatın 11.5.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borcun bir kısmının ödendiğini, bakiye kısmın ödenmek istendiğinde, davacının cezai şart isteminde bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Taraflar arasında yapılan geçici işletme devir sözleşmesinde Y. ve Ş. tarafından oluşturulacak olumsuz duruma karşılık, aylık 500,00 TL'den toplam 2.500,00 TL tazminat M. K.'e ödenecektir. yazılı olup davalının ödeme yükümlüğünü yerine getirmediği takdirde ilgili maddeye göre cezai şartın ödeneceği sabittir. Davalı tacir olmadığından, 818 Sayılı B.K.nun 161/son maddesi gereğince cezai şartın fahiş olması halinde ise tenkisi gereklidir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyetiyle beraber, borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması sebebiyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışın ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınan ceza miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. Dava konusu olayda, tüm bu olgular dikkate alındığında, cezai şartın fahiş olduğunun kabulü gerekir. O halde B.K.nun 161/son maddesi gereğince cezai şarttan indirim yapılması gerekirken, mahkemece aksinin kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen hükmün 2. bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 37.15 TL temyiz harcın istenmesi halinde iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy