(818 S. K. m. 392) (YHGK 11.05.2011 T. 2011/13-173 E. 2011/291 K.)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı avukatların tazminat davasını açıp takip ettiklerini ancak dava sonunda yaptıkları tahsilatları kendisine ödemediklerini ileri sürerek, tahsili için yapılan takibe haksız itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı avukatların yaptığı tahsilatlar sebebiyle hesap vermediklerini ileri sürerek ödetilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalı avukatların tazminat bedelini bankadan çektikleri tarihten itibaren zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesine dayandığı açıktır. Vekalet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında; vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. 818 Sayılı B.K.nun 392. maddesi hükmü gereğince, vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadarda almış olduğu şeyleri saklamaya mecburdur. Bu sebeple de vekilin aldıklarını geri verme borcunda zamanaşımı, vekalet sözleşmesi sürdükçe işlemez.
Bir başka deyişle iade borcunda muacceliyet, vekilin hesap vermesiyle veya sözleşme ilişkisinin bitmesiyle başlar. Nitekim H.G.K.'nun 2011/13-173 esas ve 2011/276 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Açıklanan bu sebeple davalı avukatların hesap verme tarihleri araştırılarak bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin hesaplanması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde davalıya iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy