(4077 S. K. m. 4, 30) (818 S. K. m. 198)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; 30.4.2008 tarihinde Y... toplu konutları Y./... Blok Kat:6 no: ... olan daireyi davalı TOKİ'den satın aldığını, daire sahiplerinden habersiz olarak konut teslim tutanaklarının eksiklik yoktur denilerek imzalandığını, dairede eksiklikler ve ayıplar bulunduğunu, 2010 yılında Osmaniye Tüketici Hakem Heyetine şikayette bulunduğunu, dairenin eksikliklerini giderecek olan sorumlu taşeron firmasının ekibini Adana'dan Osmaniye iline gönderdiğini ancak dairenin eksikliklerin giderilmediğini zararının 3 yıl geçmesine rağmen karşılanmadığını, Osmaniye Tüketici Hakem Heyetinin 17.5.2011 tarih ve 309 numaralı kararıyla konuttaki şikayet konularının tarafsız mühendis incelemesiyle ispatlandığını fakat Toki tarafından dairedeki eksikliklerin giderilmesi ve tamiri konusunda kendisiyle bağlantıya geçilmediğini, hakem heyeti kararıyla konutun tamiri için gerekli olduğu tespit edilen 4.341,53 TL masrafın tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; var olduğu iddia edilen eksik ve kusurlu işlerin tamamen konut alıcılarının kullanımından kaynaklandığını, davaya konu konutların yaklaşık 3 yıldır kullanılmakta olup buna dair olarak kullanımdan kaynaklı arızalar ve hataların çıkmasının olağan olduğunu, idarenin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının konutu eksiksiz aldığına dair konut teslim tutanağı ve konut tespit föyünü imzaladığını, 4077 Sayılı Tüketici Korunması Hakkında Kanunun 4/A maddesinin 2. fıkrasına göre Tüketicinin hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde bu ayıbı sağlayıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu alıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde satılanı zımmen kabul etmiş sayılacağını, idareye süresi içinde tebliğ edilen bir ayıp ihbarı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne; 4.341,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasaya dayanarak açılan alacak talebine ilişkindir. Davacı taraf; davalıdan satın aldığı dairede ayıplar ve eksiklikler bulunduğunu, bu sebeple Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu ve hakem heyetince aldırılan bilirkişi raporuyla konuttaki eksikliklerin giderilmesi için 4.341,53 TL masraf yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, eksikliklerin davalı tarafça giderilmediğini ileri sürerek hakem heyeti kararıyla tespit edilen 4.341,53 TL'nin davalı yandan tahsilini istemiştir. Davalı ise davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda; tavan sıvası, tavan boyası, çatının izolasyonu, pvc, banyo seramik döşeme, wc seramik döşeme, balkon seramik döşeme, salona tekrar laminat parke döşeme işlemlerinin gerektiği, bunlar için toplam 5.139,72 TL masraf gideri olduğu bildirilmiştir. Mahkemece rapor doğrultusunda dairenin ayıplı olduğuna kanaat getirilip talep doğrultusunda hüküm kurulmuştur. 4077 Sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da açık ayıplarda 30 günlük ihbar süresi öngörülmüşse de, gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 Sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 Sayılı B.K.'nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. B.K.nun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve adete göre, imkan hasıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayeneyle meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır. B.K.nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Eksiklikler için ihbara gerek bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen inşaat bilirkişisinin raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, karara esas alınan raporda, ayıp olduğu iddia edilen hususların açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğu hususunda açıklamanın bulunmadığı görülmüştür. Yukarıda açıklanan yasa hükümleri doğrultusunda, ayıp olduğu belirtilen hususların niteliği belirlenip, açık yada gizli ayıp olup olmadığı üzerinde durulmalı, açık ayıpların 30 günlük süre içerisinde, gizli ayıpların ise derhal ihbar edilip edilmediği tartışılmalı, eksiklikler için ihbara gerek olmadığı da gözardı edilmemeli, bu konuda bilirkişiden ek rapor alınmalı, yeterli görülmediği takdirde yeniden heyet oluşturularak mahallinde keşif yapılarak rapor alınmalıdır. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2) Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy