(6100 S. K. m. 266) (Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı firmadan koşu bandı satın aldığını, cihazın sık sık arıza yaptığını, muhatap firmanın teknik servisine arızaları gidermek için teknik tamirat yaptırdığını, davacı M.'nın 1.9.2010 tarihinde spor yapmak için yürüyüş bandına çıkınca güvenlik kilidi takılı olmasına rağmen bandın aniden hızlandığı ve davacı M.'nın duvara çarptığı, parmağının kırıldığı, daha sonra savrularak 2007 doğumlu kızları Z.'e çarptığını, davacı Z.'in burnunun kırıldığını, sağ el bileziğinin zedelendiğini, dudağının patladığını, bu hususta ilgili adli tıptan rapor alındığını, belirterek cihazın üretim hatasından kaynaklı gizli ayıplı bir cihaz olması sebebiyle iadesine karar verilmesiyle ürün bedeli olan 799,00-TL asıl alacağın davalıca yasal faiziyle ödenmesine, yaşadıkları acı ve üzüntü sebebiyle M. S. için 2.000,00-TL, A. S. için 2.000,00-TL Z. Z. S. için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 5.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, manevi tazminat koşulları oluşmadığı ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, koşu bandının gizli ayıplı olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davayı açmışlar, davalı ise üründe ayıbın sözkonusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, ürünün gizli ayıplı olup olmadığı irdelenmeden hazırlanan makine mühendisi ve hukukçu bilirkişiden alınan raporların uyuşmazlığı çözecek nitelikte bulunmadığı, eksik ve yetersiz raporun bu haliyle hükme dayanak alınamayacağı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece konusunda uzman makine mühendisi ya da yüksek makine mühendisi ve hukukçudan oluşacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak ürün üzerinde inceleme yaptırılıp taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak yürüyüş bandında üretim hatası olup olmadığı, üründe gizli ayıbın söz konusu olup olmadığı, ürünün kullanım hatasından dolayı mı, yoksa fabrikasyon hatasından dolayı mı birden hızlanıp yavaşladığı tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yönler göz ardı ederek, yetersiz ve eksik bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, H.U.M.K.nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy