(6100 S. K. m. 95, 150) (4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan M. E. Ç.'a ait E... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında düzenlenen 18.11.2004 tarihli sözleşme ile bir adet daire satın aldığını, daha sonra 26.12.2005 tarihli sözleşmeyle davalılardan M. E. Ç. ve K... Ltd. Şti.nin söz konusu inşaatın yapımını devir alıp üstlendiğini, bu kişilerle yeni şartlarda 6.1.2006 tarihli yeni bir sözleşme düzenlendiğini, daire bedelinin tamamını ödediğini, dairenin 30.10.2006 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, dairenin tamamlanıp teslim edilmemesi üzerine MGY İnşaat adlı bir şirkete dairenin kendisi tarafından tamamlatıldığını. bunun için 56.000. TL ödemede bulunduğunu, daireyi ancak 30.8.2008 tarihinde teslim alabildiğini, geç teslimden dolayı 22 aylık kira kaybına uğradığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 35.000.TL eksik kalan işler sebebiyle yapılan ödemeler için, 5.000.TL'de kira kaybı sebebiyle uğranılan zarardan dolayı toplamda 40.000.TL'nin dairenin teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 6100 Sayılı H.M.K.nun 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, 31.12.2013 tarihli ek karar ile H.M.K.nun 95. maddesi gereğince davacının eski hale getirme talebinin kabulüne, kararın kesinleştiğinde yeni esasa kaydına karar verilmiş: davalılardan E. Ç. vekili tarafından eski hale getirmeye dair ek karar temyiz edilmiştir.
1- 4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde mal: alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı, kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava, davalılarla davacı arasında yapılan daire satım ve yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde satış sözleşmesi bulunmaktadır.
4077 Sayılı Kanunun 23. maddesi bu kanunu uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davalı E. Ç. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan sebeple kararın BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen sebeple davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy