MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu konut kredisi nedeniyle kesintiler yapıldığını, yapılmış olan bu kesintilerin yasaya aykırı olduğunu, 25/10/2013 tarihinde yazılı olarak davalı bankaya başvurarak sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen paraların tarafına iadesini talep ettiğini ancak talebinin reddedildiğini ileri sürerek 6.195,00-TL'den aşağı olmayan belirsiz alacağın tespiti ile ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tarafına iadesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.689,50 TL'nin 25/10/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 6.195,00 TL'den az olmayan belirsiz alacağının tespiti ile ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini istemiş, Mahkemece alacağın ihtar tarihi olan 25/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi(eski BK 101/son) uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava veya takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, her ne kadar 2014/43458-2014/40927
dava tarihinden evvel davalıya ihtarda bulunmuş ise de; söz konusu ihtar usulüne uygun olmadığından dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarın varlığından söz edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece, hükmedilen alacağa 25/10/2013 tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün birinci fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “Davanın kabulüne, 2.689,50 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan 470,00 TL harcın istek halinde iadesine, 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy