MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının malik olduğu taşınmaz hissesini ... Noterliği'nin 23/07/2009 tarih ve 5593 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, satış bedelinin tamamını ödediğini ve tapusunu aldığını ancak davalının bakiye satış bedelinin tahsili için aleyhine takip başlattığını ileri sürerek bu takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve sonrasında imzalanan adi yazılı sözleşmede davacının bakiye satış bedelini tapu devrinden sonra ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ancak tapu devredilmesine rağmen ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının ... İcra Müdürlüğü'nün 2011/1552 Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde takibin iptaline, asıl alacak tutarının % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının hissedar olduğu 161 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ... Noterliği'nin 23/07/2009 tarih ve 5593 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satıldığı, bu sözleşmede 2.500,00 TL'nin peşinat olarak alındığının kalan 36.500,00 TL'nin 15.000,00 TL'sinin tapu devri gerçekleştiğinde alıcılara ödeneceğinin, geriye kalan 21.500,00-TL'nin ise tapu devrini takip eden 30 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, tarafların bu sözleşmeye bir itirazlarının bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan ve imzası inkar edilmeyen 24/07/2009 tarihli adi yazılı belgede davacının davalıya 19.000,00 TL ödeme yapacağının taahüt edildiği, 08/03/2010 tarihli resmi senet ile taşınmazın tapudan davacıya satışının yapıldığı, resmi senette davalının ½ hissesine düşen 13.000,00 TL'nin davalıya ödendiğinin yazılı olduğu, anlaşılmaktadır. Davalı, 14.350,00 TL bakiye satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek davacı aleyhine icra takibi başlatmış, davacı ise satış bedelinin tamamının ödendiğini savunmuştur. Gerek noterden düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde gerekse 24/07/2009 tarihli adi yazılı belgede bakiye satış bedelinin tapu devrinden sonra ödeneceği taahhüt edilmiş olup, artık tapu devrinden sonra ödeme yaptığını ispat yükü davacı (alıcı) taraftadır. Tüm dosya kapsamından davacının satış bedelinin tamamını ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ve yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 245,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy