(2004 S. K. m. 67) (6100 S. K. m. 266)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalının kendisine borcu olduğunu, borca ilişkin belgeye dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takip konusu belgenin borçlu olduğunu değil tam tersine yapılan hesaplama sonucu borç kalmadığından hesabın sıfırlandığını gösteren bir belge olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; Bakırköy 13 İcra Müdürlüğünün 2013/904 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takibin devamına karar verilen asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı alacaklı, icra takip talebinde asıl alacak ile birlikte reeskont faiz oranına göre hesaplanan 10.369,85 TL işlemiş faiz ve ayrıca asıl alacağın tahsil tarihine kadar reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı borçlu, icra takibine faiz yönünden de itiraz etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmek suretiyle talep edilen faiz oranı da kabul edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu ile davacının talep ettiği işlemiş faizin yasal faiz oranına göre değil merkez bankası reeskont işlemlerine uygulanan faize göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Oysa, taraflar tacir olmadığı gibi uyuşmazlıkta ticari nitelikte değildir. Bu durumda davacı ancak yasal faiz talep edebilir. Mahkemece bu yön gözetilerek, yasal faiz üzerinden işlemiş faiz hesabı yapılmak suretiyle ve yine işleyecek faiz için de yasal faizin kabul edilmesi suretiyle hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 01.02.2016 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy