MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, sera işi ile uğraştığını, davalı şirketten Naylon plastik aldığını bedelini peşin ödediğini, davalı şirketten aldığı malların 2 yıl garantili olduğunu, mallar 5 ay kullanıldıktan sonra tahrip olduğunu, bunun üzerine davalı tarafından yeniden mal gönderildiğini, o malların ise 9 ay sonra tahrip olduğunu, bu yüzden zarara uğradığını ileri sürerek fatura karşılığı ödediği 1.504,83 TL ile malların geç gönderilmesi sebebiyle uğradığı zarar nedeniyle de 5.000,00 TL olmak üzere toplam 6.504,83 TL'nin 12/09/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Davanın Kısmen KABULÜ ile 5.258,00TL' nin 1.504,00 TL sine 12/09/2012 tarihinden 3.754,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı mal nedeniyle bedel iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, malın ayıplı çıktığını ve yeniden gönderilen malın da ayıplı çıktığını ileri sürmüş, davalı kullanıcı hatası olduğunu savunmuştur. İncelenen dosya içeriğine göre, tespit raporunda dava konusu serada oluştuğu belirtilen zararın neden kaynaklandığı, dava tarihi ile tespit tarihi arasında iki aylık bir zaman olması ve bu zaman zarfında zirai mücadelenin ve fizyoloji şartların gerektiği gibi sağlanıp sağlanmadığının belirtilmediği anlaşılmıştır. Yine dava sırasında yapılan keşif sonrası aldırılan bilirkişi raporunda, dava konusu serada davacının iddia ettiği hususlar ile ilgili bir bulgu olmadığı, keşif sırasındaki araştırma ve incelemeler sonucu elde edilen bilgilerden ve bulgulardan hareketle bir değerlendirmenin yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Eldeki davanın temeli, satıcı, davalının ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde sorumluluğuna dayanmakta olup, davanın bu niteliği gözetildiğinde, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ve dava sırasında yapılan keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporunda, satıma konu naylon plastiklerin davalının sorumluluğunu gerektirecek nitelikte bir ayıbın bulunduğu tesbit edilmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafından üretimden kaynaklı ayıp olduğu ve bu ayıplı mal nedeniyle zarar meydana geldiği ispatlanamadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 90,00 TL harcın istek halinde iadesine, 04/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy