(6306 S. K. m. 3, 4, 5)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Dikmen Vadisi 4-5. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi ile kendisine ait parsellerin davalı adına tescil edildiğini, ancak daha sonra projenin iptal edildiğini, ödemiş olduğu bedellerin ise iade edilmediğini, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Ankara 13. İdare Mahkemesinin kararı ile dava konusu Kentsel Dönüşüm Projesinin imar planlarının iptal edildiğini, ancak daha sonra Bakanlar Kurulu Kararı ile tüm sözleşmelerin yürürlüğünün devam etmesine karar verildiğini, buna ilişkin olarak davacıya tebligat gönderildiğini, davacının da sözleşmenin devamına muvafakat ettiğini, alacağın muaccel hale gelmediğini, temerrüte düşürülmediklerini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, iş bu davanın açıldığı tarihten önce asıl alacağın ödenmiş olması nedeniyle, asıl alacak yönünden dava konusuz kaldığından hüküm tesisine yer olmadığına, ödeme itiraz sonrasında yargılama sırasında yapılmış olmakla, asıl alacak 49.434,90 TL'nin %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, Dikmen Vadisi 4-5 Etap Kentsel Dönüşüm Projesinin iptal edilmiş olması nedeniyle davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişin olup, davacı tarafından 13.11.2012 tarihli dilekçe ile, "davanın açılmasından sonra, davalı tarafından asıl alacağın icra dosyasına ödendiği, ancak faiz, icra vekalet ücreti, icra masrafları gibi feri alacakların ödenmediği" belirtilmiş, davalı Belediye tarafından da, "yapılan ödeme dışında kalan tutara itirazlarının devam ettiği" bildirilmiştir.
Takip konusu asıl alacak miktarı olan 49.434,90 TL'nin, iş bu davanın açılmasından sonra 12.11.2012 tarihinde ödenmiş olduğu sabit ise de, davacı icra takibinde asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Bu durumda mahkemece asıl alacağa ilişkin takip tarihinden ödeme tarihine kadarki faiz ve ferileri ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmadan yazılı şekilde "asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığından" bahisle "hüküm tesisine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. Bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 708,90 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 15.04.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy