MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2004 yılından 2009 yılına kadar davalı köyün muhtarlığını yaptığını, bu süre içinde köy ihtiyaçları için kendi parasından toplam 54.287,31 TL harcama yaptığını, harcamalara ilişkin talebini yeni muhtara devir teslim sırasında dile getirmesine rağmen talebinin kabul edilmeyerek uyuşmazlık tutanağı tutulduğunu, ayrıca valilik makamına da durumunu anlatır dilekçe sunarak gerekli incelemenin yapılmasını talep ettiğini, köy defteri incelendiğinde durumun ortaya çıkacağını ileri sürerek, 54.287,31 TL nın uyuşmazlık tutanağının tanzim tarihi 21.04.2009 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davacının 25.207,71 TL alacak, 7.171,30 TL dava tarihine kadar işlemiş yasal faiz talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 25.207,71 TL alacak ile dava tarihine kadar işlemiş olan yasal faiz tutarı 7.171,38 TL nın davalıdan tahsiline, asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 2004-2009 yılları arasında davalı köyün muhtarlığını yaptığı süre içerisinde köy ihtiyaçları için kendi cebinden toplam 54.287,31 TL harcama yaptığını ileri sürerek, harcamaların tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, muhtarın kendi cebinden yatırım yapmasının sözkonusu olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiş, mahkemece defter ve koçanlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı, köyün ihtiyaçları için 2004-2009 yılları arasında kendi cebinden bizzat 54.287,31 TL yı ödediğini yasal delillerle ispat edememiş olup; köy defterinde de, köy ihtiyar heyeti tarafından bu paranın bizzat davacı tarafından ödendiğine dair bir karar da alınmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı, iddiasını ispatlayamamıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 552,00 TL harcın davalıya, 523,80 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy