MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurum ile malzeme alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre 12.000.000 kg hurda teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, malzeme bedelinin 15.2.2012 tarihinde kurum hesabına yatırıldığını, ancak sözleşmede kararlaştırılanın aksine 6.925.500 kg hurda teslim edildiğini, eksik malzeme bedelinin ise 18.6.2012 tarihinde faizsiz olarak kurum tarafından ödendiğini ileri sürerek fazla ödenen bedelin 15.2.2012-18.6.2012 tarihleri arasında işlemiş 4 aylık ticari faizinin şimdilik 10.000,00TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 91.973,53TL'ye çıkartmıştır.
Davalı, eksik malzeme bedelinin sözleşmenin 14/4 maddesine uygun olarak davacıya ödendiğini, davacının hurda teslimatı tamamlandığında herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; 91.973,53 TL'nin 18.6.2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı tarafça eksik teslim edilen malzeme bedelinin davalı kuruma ödendiği tarihten iade edildiği tarihe kadar işlemiş ticari faizinin tahsilini istemiş, mahkemece, davalı kurumun sebepsiz zenginleştiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Temelinde haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme bulunmayan ve sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101/1. (TBK madde 117) maddesi uyarınca temerrüde düşürülmeyen borçludan, alacak için kesin vade belirlenmediği sürece faiz talep edilemez. Somut olayda, davalı teslim edilmeyen malzeme bedelini davacının hesabına göndermiş olup, davacı da bu parayı ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin aldığı gibi bu konuda ihtarname gönderip davacıyı temerrüde düşürmüş de değildir. O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değrlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy