MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., dava dışı işçi lehine iş mahkemesi kararı ile hükmedilen kıdem tazminatı alacağı için başlatılan icra takibi sırasında ödemiş bulunduğu 25.126,00TL alacağın, üst işveren ve taşeron sıfatlarına haiz davalılardan rücuen tazminine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılar ... ile ...i hakkındaki davanın reddine, davalı ..... hakkındaki davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1.357,67 TL'nin ödeme tarihi olan 25/01/2011 tarihinden itibaren 7.182,54 TL'nin ödeme tarihi olan 26/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, asıl işveren davacı Belediyenin, davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçinin açmış olduğu dava sonrasında ödemek zorunda kaldığı miktarın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre, davacı Kurumun temizlik işlerini davalı ...’e,.. Şirketine, davacı belediyenin iştiraki olan...ne, daha sonra da başka şirketlere ihale ettiği, davalılarla ayrı ayrı hizmet sözleşmeleri imzalandığı, .
20.9.1990 tarihinde ihaleyi alarak davacı ... ile sözleşme imzalayan davalı ..., 28.9.1990 tarihli devir sözleşmesi ile, bu sözleşmeden doğan hak ve borçları aynı bedelle ve sözleşmede belirtilen hak ve mükellefiyetleri ile birlikte davalı ..Şirketine devretmiş olup, davacı ... de bu devre muvafakat etmek suretiyle sözleşmeyi imzalamıştır. Davalılar ... ile .. Şirketi arasındaki bu sözleşme, işyeri devri niteliğinde olup, davalı alt işveren ...’in, asıl işveren davacı Belediyeye karşı sözleşmeden doğan sorumlulukları devam etmektedir. Söz konusu devir sözleşmesinde, davalı alt işveren ... nezdinde çalışan işçilerin tüm işçilik hakları ile birlikte devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, davacı asıl işveren Belediyenin söz konusu devre muvafakat etmesi de, işçilik hak ve alacaklarının devri konusunda açık bir onay niteliğinde olmayıp, olayda işçilik alacakları yönünden borcun nakli de söz konusu değildir.
O halde mahkemece davalı ... hakkındaki davanın reddi isabetli olmayıp, adı geçen davalı, kendi dönemine ilişkin işçilik alacağı yönünden davacı Belediyeye karşı sorumludur. O halde mahkemece açıklanan hususlar dikkate alınarak, ...’in sorumlu olacağı miktar belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, adı geçen davalı hakkındaki davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy