MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
İ
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...nun 13/08/1998 tarihinde tüketici kredisi kullandığını, diğer davalıların da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, esasen davalı ...’nın davalı firmanın çalışanı olduğunu, dava konusu kredinin bu firma tarafından kullanıldığını, kredi ilişkisinin asıl tarafının bu firma olduğunu, kredi çekilmesi için gerekli işlemlerin ve güvencenin davalı firma tarafından verildiğini bildirerek işleyen faiz ve ferileri ile 26.446,20 TL alacağının faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmedeki imzanın asıl borçluya ait olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Sözleşmedeki kefil olarak imzası bulunan ...bünyesinde çalışan işçiler adına kredi alıp kendisinin kullandığı asıl borçlunun şirket olduğu ceza mahkemesi kararı ile sabittir. Dava dosyası ve emsal dava dosyaları içeriğinden davalı firmanın kendisine finansman yaratma amacıyla çalışanlarına kredi kullandırıp parayı kendisinin tahsil ettiği ve geri ödemediği, kredi ilişkisinin asıl tarafı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında davalı şirketin iflasına karar verilip 2. alacaklılar toplantısının yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere İ.İ.K.nun 235.maddesi gereğince sıra cetveline itiraz davaları Ticaret Mahkemesi’nin görevi içine girmekte ise de, davanın açıldığı tarih itibariyle, davalı şirket iflas etmemiştir. Davacı bankanın açtığı alacak davası yasa gereği masaya kayıt kabule dönüşen bir dava haline gelmiştir. Bu davada masayı iflas idaresi temsil eder. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin sorumluluğunun diğer davalılar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi, davacı banka alacağının masaya kayıt ve kabul edilip edilmediğinin araştırılması, masaya kayıt talebi reddedilmişse ve ayrıca kayıt kabul davası açılmamışsa davaya iflas masasına kayıt ve kabul davası olarak devam edilmesi, alacağın masaya kayıt edilmesi halinde davanın konusuz kaldığının göz önüne alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek davalı .... aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı firma(F Profil) yönünden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy