(6100 S. K. m. 26)
Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali, birleşen davada alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-bir.dos. davalısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı avukat, davalı ...’in vekili sıfatıyla ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1493 sayılı icra dosyasını takip ettiğini, yasal süreçte yapılması gereken tüm işlemleri yerine getirdiğini, davalının talimatı ile dosya borçlusu (...) ile sulh görüşmeleri yaptığını, tarafların sulhunun sağlandığını, tüm bu süreç tamamlandıktan sonra davalının kendisini haksız olarak azlettiğini, 6.950,00-TL akdi, 5.347,00-TL karşı yan vekalet ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, bozma sonrası birleştirilen 2016/16 Esas sayılı dosya ile; ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/1492 sayılı icra dosyasında yapılan haksız azil nedeni ile 8.725,00-TL akdi, 7.173,00-TL karşı yan vekalet ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve yine bozma sonrası birleştirilen 2016/108 Esas sayılı dosyası ile de icra dosyası borçlusu olan ...’ye karşı müşterek müteselsil sorumluluk gereği vekalet ücreti için 21.150,00 TL talebiyle alacak davası açmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, borçlunun ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/4337 Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın vekil vekalet ücretinin 5.347,00-TL'si, karşı taraf vekalet ücretinin 5.347,00-TL'si olmak üzere toplam 10.694,00-TL'sine yönelik itirazın tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla talebin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan itirazın iptaline karar verilen miktar olan 10.694,00 TL'nin % 20'si olan 2.138,80-TL icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ...’in temyizi üzerine Dairemizin 12/11/2015 tarih, 2014/21502 esas 2015/32946 karar sayılı ilamı ile davacı avukatın takip ettiği iki icra dosyası için 85.000,00 TL üzerinden sulh olunduğu ve vekalet ücretinin bu miktar üzerinden belirlenmesi gerektiği için bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak ve bozma sonrasında 2016/16 ve 2016/108 Esas sayılı dosyalar birleştirilerek esas ve birleşen itirazın iptali davalarının kısmen kabulü ile, 17/05/2013 tarihli sulh protokolündeki toplam 85.000,00 TL esas alınmak suretiyle her iki icra dosyası da nazara alınarak 12.750,00 TL'si ile karşı taraf vekalet ücreti yani hasma tahvil edilen vekalet ücreti yönünden ise; yine Sulh Protokolündeki 85.000,00 TL nazara alınarak belirlenen 8.850,00 TL'nin toplamı olan 21.600,00 TL'sine yönelik itirazın birleşen 2016/16 Esas sayılı dosya ile yine birleşen 2016/108 Esas sayılı alacak davasında tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazladan talebin reddine, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, takip tarihine kadar olan faizin infazda nazara alınmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan itirazın iptaline karar verilen her iki dosyadaki toplam alacak miktarı olan 21.600,00 TL'nin %20 'si olan 4.320,00 TL icra inkar tazminatının birleşen dosyalar yönü ile tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, birleşen 2016/108 Esas sayılı alacak davası yönünden ise; davanın kabulü ile, 21.600,00 TL vekalet ücreti alacağının müşterek ve müteselsil sorumluluk esası gereğince, esas dava olan 2016/17 ve bu dava ile birleşen 2016/16 Esas sayılı dosyaları açısından tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere hak ediş tarihi olan ve kesinleşme tarihi olarak esas alınacak olan 17/05/2013 tarihli sulh protokolü tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece birleşen 2016/108 esas sayılı alacak davasının kabulüne karar verilmiş ise de; HMK’nın 26.maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır. Dosyanın incelenmesinde; birleşen 2016/108 Esas sayılı dosyada davacının 21.150,00 TL talep ile davasını açtığı ve harcını da bu oran üzerinden yatırdığı, 16/11/2016 tarihli karar duruşmasında; birleşen alacak davası yönünden vekalet ücreti alacak talebini 21.600,00 TL olarak açıklamış ise de bu talebin usulüne uygun ıslah olarak kabul edilemeyeceği ve harcının da yatırılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davacının birleşen bu dosyada, usulüne uygun ıslahı olmadığından dava dilekçesindeki 21.450,00 TL olan talebine ilişkin hüküm kurulması gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olacak şekilde talep aşılmak suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı ...’in sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 38,90 TL harcın davalı-bir. dos. davalısı ...'a iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02/07/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)