(6100 S. K. m. 370)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 3. Tüketici Mahkemesince verilen 2016/462 esas 2017/213 karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2017/532-650 sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi karşılığı maliki olduğu 9 numaralı taşınmaz kaydına ipotek tesis edildiğini, krediyi ödeme güçlüğü nedeniyle hakkında ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9686 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, icra dosyasında satış işlemleri başlatılarak taşınmaz içine girilmeden hukuka aykırı bir şekilde kıymet takdiri yapıldığını, brüt 135 m² olan taşınmazın kıymet takdirinde 65 m² olarak gösterildiğini, davalı bankanın kıymet takdiri işleminin bu şekilde gerçekleşmesine bir itirazının bulunmadığını, taşınmazın m² birim değeri 1.500,00 TL'den 65 m² olarak hesaplanıp toplam 68.250,00 TL bedel gösterildiğini, oysaki taşınmazın gerçek değerinin 140.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, taşınmazın sadece davalı bankanın katıldığı ihale neticesinde 65.000,00 TL bedelle, alacağa mahsuben davalı bankaya ihale olunduğunu, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/312 E. sayılı dosyası ile ihalenin feshi talepli dava açıldığını ancak kıymet takdirinin ve satış ilanının tebliğ edilmesi ve yasal sürede dava açılmamış olması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, icra müdürlüğünde yapılan satışta taşınmazın gerçek özellikleri tespit edilerek buna göre satış işlemi yapılmış olsaydı ihaleye katılımın yüksek olacağını ve davalı banka alacağını aldıktan sonra aradaki farkın kendisine kalacağını, bu sebeplerle davalı bankanın sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle şimdilik 50,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, ekspertiz raporunda belirlenen taşınmaz değerinin bankayı hukuken bağlayıcı bir niteliğinin olmadığını, davacının süresinde kıymet taktiri raporuna itiraz etmediğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.
İlk Derece Mahkemesince "...taşınmazın satışının İcra Hukuku prosedürü içinde hukuka ve yasaya uygun şekilde yapıldığı, davacının usulüne uygun tebliğe rağmen kıymet takdirine ilişkin şikayet hakkını kullanmadığı gibi satış ilanı tebliğinden sonra da bu hususu ileri sürmediği, taşınmaz ihale edilip satıldıktan sonra aynı gerekçe ile ihalenin feshini talep ettiği, taşınmazın alacağa mahsuben davalı (takip alacaklısı) bankaya ihale edildiği ve ihalenin yasal prosedürden geçmek suretiyle kesinleştiği, taşınmazın gerçek değeri satış değerinden daha fazla olsa dahi bunun sorumluluğunun davalı bankaya yüklenemeyeceği, icra prosedürü içinde taşınmaz satın alan davalı bankanın satış değeri ile gerçek değer arasındaki farktan sorumlu tutulamayacağı, zira satış işleminin icra dairesince ve yasaya uygun şekilde yapıldığı..." gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar yönelik davacının istinaf talebi ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince reddedilmiş; davacı son olarak temyiz talebinde bulunmuştur.
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, fazlaya dair haklar saklı tutulmak ve 50,00 TL değer gösterilip harçlandırılarak açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilip, kendisine vekille temsil ettiren davalı lehine 990,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7'nci maddenin ikinci fıkrası, 9'uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10'uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” düzenlemesi yer almaktadır.
Buna göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği davalı yararına vekalet ücretine hükmedilerken, hükmedilen bu ücretin harçlandırılan dava değeri olan 50,00 TL'yi geçemeyeceği değerlendirilmeden 990,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi kararının buna ilişkin gerekçe kısmının kaldırılarak, hükmün HMK'nın 370/2 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi kararının vekalet ücretine ilişkin gerekçeli kararının ilgili kısmının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının hüküm bölümünün 5. bendinde yer alan "davalı davasını vekille takip ettiğinden avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," cümlesinin karar yerinden çıkartılmasına yerine "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisine vekille temsil ettiren davalı yararına 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilesine," cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 02/07/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)