MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 2015/197 esas 2018/194 karar sayılı davanın usulden reddine dair verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 2019/747-2019/579 karar sayılı kararının süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, murisleri ...ile davalı ... arasında 1980'li yıllara dayanan ticari ilişki olduğunu, davalı ...'ın Almanyada kendi adına finans bulabilmesi için muris Ömer Yılmaz’ın borçlu gösterildiği bir takım belgeler imzalatıldığını, gerçek bir borç olmadığından davalı ... ile muris arasında bu durumu teşvik eden sözleşme imzalandığını, ancak bir süre sonra bu sözleşmeyi gizleyerek inanç ilişkisi içinde verilen çekler ile protokolü ... 32. İcra Müdürlüğü'nün 1998/1635 E. sayılı dosyasıyla icra takibine koyduğunu, bu takip nedeniyle .... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/136 E. sayılı dosyasına menfi tespit davası açıldığını ve murisin elinde olmayan sebeplerle borç sonlandırma sözleşmesini eline geçirmesi mümkün olmadığından davalı ...’dan olan alacaklarından bahisle takas mahsup hakkını ileri sürerek davanın kısmen muris lehine kabul edilerek, 1 milyon 40 bin DM borçlu olmadığının tespit edildiğini, diğer bir ifadeyle davalı ...'ın 719 bin DM alacaklı olduğunun kabul edildiğini, temyiz yoluna başvurulmuş ise de süre kaçırıldığından muris aleyhine kararın kesinleştiğini, borç sonlandırma sözleşmesinin uzun uğraşlar sonucu temin edilip yargılamanın iadesinin talep edildiğini, yargılamanın iadesinin kabul kararının Yargıtayca usulü sebeplerle bozulduğunu, ancak davacıların davalılara herhangi bir borçlarının bulunmadığının yapılan yargılama sonunda ortaya çıktığını, yargılamanın iadesi yargılamasında mahkemenin ele geçen sözleşme metnini incelediğini, imzanın davalı ...'a ait olduğunun kesin olarak tespit ettiğini, davalı ...'ın 04/02/1994 öncesinde yapılan tüm sözleşme ve düzenlenen senetlerin geçersiz olduğunu ve murisin borcu bulunmadığını ikrar ettiğini, icra takibi devam ederken davalı ...'ın dosya alacağını temlik aldığını ileri sürerek; davalılara borçlu olmadıklarının tespitini, ... 32. İcra Müdürlüğünün 1998/1635 sayılı takibinin iptalini ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş; diğer davalı ... davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini ve kesin hükmün tarafların külli halefleri hakkında da geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/310 Esas - 2004/81 Karar sayılı kesin hükmü nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince, HMK m.353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin kararı süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesine göre; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. Anılan bu hüküm gereğince davacılar aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nun 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 28.03.2019 tarih ve 2019/747 E.-2019/579 K. sayılı kararının kaldırılmasına, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/04/2018 tarih ve 2015/197 E.- 2018/194 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının 3. bendide yer alan “.... 9.701,44 TL....” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “...2.180,00 TL....” ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 44,40 TL. harcın temyiz eden davacılara iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 25/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy