MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili avukat ... ile davalı ... Ltd. Şti. vekili avukat.....ve diğer davalı .... vekili avukat ... gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı.....14110 parselde inşa edilen “İdealistkent” adlı projeden 1 Blok 5 nolu bağımsız bölümü davalılardan satın aldığını, bloklarda ve sitenin ortak alanlarında eksik ve ayıplar bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL değer azalmasının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 37.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; açık ayıplar yönünden süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından bu yönden davanın reddine, gizli ayıplar yönünden 9.250,00 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 4.250,00 TL'sinin 10.06.2014 ıslah tarihinden itibaren değişken reeskont faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik isteminin reddine karar verilmiş; hükmün, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.04.2017 tarih, 2015/12863 Esas, 2017/4674 Karar sayılı ilamı ile gizli ayıpların mahiyeti, sebepleri ve ortaya çıktıkları zaman dilimi (mevsimlerdeki ..., kar, güneş ve ısı durumları) dikkate alınarak teslim tarihinden itibaren ne kadar sürede ortaya çıkabilecekleri hususunda bilirkişilerden taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde ek rapor alınmalı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli, bu hususta tarafların delil ve karşı delilleri sorulmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı yanca temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, bozma sonrası alınan ek raporda bilirkişi heyeti, gizli ayıpların niteliklerine göre en erken 1 yıl en fazla 3 yıl içerisinde çıkabilecek türde olduklarını rapor etmişlerdir. Mahkemece anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı daireyi 04.07.2008 tarihinde teslim almış olup ayıp ihtarını 24.08.2009 tarihinde göndermiştir. Hal böyleyken, mahkemece gizli ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına
2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/07/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy