Cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair Bartın Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2008 gün ve 2008/709 Esas, 2008/903 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan mağdureler ..., mağdure ... vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Tüm mağdureler vekilinin 18.06.2008 tarihli celsede davaya katılmayı istediğini beyan ettiği halde sadece mağdureler ... yönünden katılma kararı verildiği, mağdure ... yönünden CMK.nın 238/3. maddesi uyarınca katılma konusunda herhangi bir karar verilmemiş ise de; CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdureler vekilinin mağdure ... yönünden de katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure ...'nun davaya katılmasına ve zorunlu vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.