Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; zorla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, atılı ırza geçme eyleminin ise ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyetine dair Bartın Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2005 gün ve 2005/125 Esas, 2005/185 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabul edilen ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 415. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave, zorla kaçırıp alıkoyma suçunun ise aynı Kanunun 102/4. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli zamanaşımına tâbi oldukları, ırz ve namusa tasaddide bulunma suçu yönünden suç tarihi olan 11.06.2001’den, zorla kaçırıp alıkoyma suçu yönünden ise sanığın sorgusunun yapıldığı 01.08.2001 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürelerin gerçekleştiği ve alıkoyma suçu yönünden zamanaşımını kesen başkaca usûli bir işlem bulunmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 18.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy