Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla alıkoyma suçundan sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Manisa l. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2009 gün ve 2009/420 Esas, 2009/478 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Katılanlar vekilinin 22.10.2009 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğinden, sadece sanık hakkında reşit olmayan mağdureyi rızasıyla alıkoyma suçundan kurulan beraat hükmünü temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin bu hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat olunan reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 01.05.2001 ile karar tarihine kadar bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy