Basit cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hakaret suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'nın yapılan yargılaması sonunda; tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilerek basit cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlardan mahkûmiyetine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2009 gün ve 2006/294 Esas, 2009/75 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davası ile ilgili zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi'nin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı, iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, bu itibarla hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince cezanın miktarına göre kesin olan hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz kabiliyeti bulunmadığından, CMUK.nın 317. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteminin REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk hakkında basit cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;
CMK.nın 182 ve 185. maddelerine göre sadece onsekiz yaşını doldurmayan sanık hakkındaki hükmün kapalı duruşmada açıklanabileceği, genel ahlâkın kesin olarak gerekli kıldığı hallerde CMK.nın 182/2. maddesi uyarınca duruşma kapalı yapılsa dahi aynı Kanunun 182/3. maddesi gereğince hükmün açık duruşmada açıklanmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını doldurduğu 29.01.2009 tarihli duruşmada hükmün gizlice tefhimi suretiyle âleniyet ilkesinin ihlal edilmesi,
Mağdurenin aşamalardaki ifadelerinde; suça sürüklenen çocuğun, kendisini sürükleyerek zorla göl kenarına götürüp, birlikte olmasını istediği, bu teklifi kabul etmemesi üzerine ona vurarak sazlıkların içine düşürdüğü, sonra çıkardığı bıçağı boğazına dayayarak aynı teklifi yenilediği ve zorla kendisini dudağından öperek üzerine çullandığı esnada olay yerine polislerin geldiğini görünce kaçtığını ileri sürmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 35. maddesi uyarınca aynı Kanunun 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığına ve bu suçla bağlantılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin davaya bakma, kanıtların değerlendirilmesi ve suç vasfının tayini görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 11, 12; CMK.nın 4 ve 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hükümlerin kurulması;
Kabule göre de;
Onaylı nüfus kaydına göre ... doğumlu olup suç tarihinde 16 yaş 9 ay 5 günlük olan mağdureye yönelik zorla gerçekleştirilen cinsel eylemlerin 5237 sayılı TCK.nın 103. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK.nın 102/1. maddesinde yer alan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin ceza miktarları itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.