Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından sanıklar ..., ..., ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar ... ve ...'in atılı suçlardan mahkûmiyetlerine, sanıklar ... ve ...'in ise atılı suçlardan beraatlerine dair ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.10.2009 gün ve 2005/832 Esas, 2009/1040 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, sanıklar ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davalarına usulüne uygun olarak katılan mağdur ve vekilinin sanık ...'in de cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükümleri temyiz ederek sanık ... hakkında açılan kamu davalarına da katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdur ...'nin sanık ... hakkında açılan kamu davalarına katılmasına ve Av. ...'ın katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında verilen beraat hükmü ile sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
Mağdur beyanı, tanık anlatımları, sanık savunmaları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre; kızı olan ...'la katılanın cinsel ilişkiye girdiğini öğrenen sanık ...'in bu konuyu kendi aralarında konuşacaklarını belirterek çocukları olan diğer sanıklar ... ve ...'e, katılanı bulup getirmelerini söylemesi üzerine bu sanıkların da katılanı cebir kullanarak araca bindirip sanık ...'in bulunduğu ormanlık alana götürdüklerinin ve burada bir süre zorla tutup beraberce darp ettikten sonra kolluk kuvvetinin kendilerini aradıklarını öğrenmeleri üzerine serbest bıraktıkları, doktor raporuna göre de katılanın sopa ile vurularak kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında;
Oğulları olan diğer sanıklar ... ve ...'i öncesinde azmettiren ve sonrasında da eylemlere müşterek fail olarak katılan sanık ...'in yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK.nın 109. maddesinin 2. fıkrası yerine, 1. fıkrasına göre hüküm kurulması, yaralama suçundan kurulan hükümde ise TCK.nın 61. maddesine göre meydana gelen zarar ve tehlike ile faillerin kasta dayalı kusurlarının ağırlığı ve eylemlerin mağdurun vücudundaki etkileri nazara alınarak, TCK.nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi de göz önünde bulundurulup temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıkların eylemlerini silahtan sayılan sopa ile işledikleri anlaşıldığı halde cezalarının TCK.nın 86/3-e maddesine göre artırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, CMK.nın 231. maddesinin 7. fıkrası uyarınca da cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesinden önce aynı maddenin 6. fıkrasında aranan objektif ve subjektif koşullar değerlendirilerek 5. fıkranın uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden dosyaya yansıyan maddi bir zararı bulunmayan katılanın yaralama suçu yönünden ise ne tür bir maddi zararın olduğu açıklanmadan, cezaların ertelendiği ve katılanın zararının giderilmediği şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanıklar ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.