Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda; kasten, yaralama suçundan mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.12.2009 gün ve 2009/10 Esas, 2009/356 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kendisini darp edip zorla ırzına geçtiğini belirterek olaydan yaklaşık 4 ay kadar sonra müracaatçı olan mağdurenin yaralanmasına ilişkin düzenlenen rapor bulunmadığı, gerçekleştiği iddia edilen eylemlerden sonra mağdurenin sanıkla telefon mesajları ile görüşmeye devam ettiği yine, çalıştığı işyeri hekimi ...'in ... tarihli soruşturma beyanında erkek arkadaşı tarafından darp edildiğini belirten mağdurede yaralanmaya ilişkin herhangi bir iz ve emare hatırlamadığını belirtmesi nazara alındığında sanığın kasten yaralama suçunu da işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ... tarihinde oybirliğiyle karar verildi.