Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2009 gün ve 2009/396 Esas, 2009/691 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza 2 yıldan az olsa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha sanık lehine atıfet tanınamayacağı, bu nedenle de 5271 sayılı CMK.nın 5560, 5728 ve 6008 sayılı Kanunlarla değişik 231. maddesinin uygulanamayacağı, ayrıca 5395 sayılı Kanunun 35. maddesinde sosyal inceleme raporu alınması zorunluluğu öngörülmeyip gerektiğinde alınmasının hükme bağlandığı, sanığın ise suç tarihinde 15 yaşını bitirmiş olduğu anlaşıldığından, bu hususlarda bozma isteyen tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine,
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olması, manevi zararı kapsamaması, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması ve suça konu eylem nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 231/6-c maddesinde öngörülen tazmini gereken bir maddi zararın da oluşmaması karşısında; anılan Kanunun 231/6-b maddesinde açıklanan "sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları" irdelenip, sanık hakkında sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin gerekçeli olarak belirtilmesi yerine, mağdurun zararlarının karşılanmadığından bahisle, cezanın ertelenmesine ilişkin karardaki açıklanan gerekçeyle de çelişir biçimde, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanığın suç tarihinde 7 yıl 7 aylık olan mağdureyi gezme bahanesi ile motoruna bindirerek ormanlık alana götürüp, kendi cinsel organını mağdurun poposuna sürttüğü ve hile kullanmak suretiyle alıkoyduğu olayda, TCK.nın 109/2. maddesi gereğince uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.