Fuhuş suçundan sanıklar ... ve ...'nun, yalan tanıklık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar ,,, atılı suçlardan mahkûmiyetlerine sanıklar ... ve,,,hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair .... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2009 gün ve 2009/115 Esas, 2009/204 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar ,,,, müdafii ve sanıklar ..., Sadi ve Abbas tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklar ... ve Sadi hakkında yalan tanıklık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itirazı kâbil nitelikte olması nedeniyle, CMK.nın 264. maddesi hükmü de gözetilerek sanığın temyiz dilekçesinin itiraz olarak değerlendirilip, mahallinde merciince gerekli karar verilmek üzere, incelemenin sanıklar Süleyman, Bahar ve Sadi hakknda kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükümn incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan ...Sulh Ceza Mahkemesinin 26.04.2006 gün ve 2006/92 Esas, 2006/58 Karar sayılı hükümde 6831 sayılı
Kanunun 91/5. maddesi uyrınca sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ve 31.03.2011 tarihli 6271 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca 6831 sayılı Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca eylemin suç olmaktan çıkarıldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek sanık hakkında tesis edilen hükmün mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki sanık hakkında mükerrilere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilşkin bölümün hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Sanık ...’nin öbür sanıklar Bahar ve Süleyman’a ilişkin fuhuş suçuyla ilgili soruşturma evresinde verdiği aleyhe beyanlarından fuhuş suçuna ilişkin yargılama aşamasında dönmesi nedeniyle açılan yalan tanıklık suçuna yönelik yargılamada, diğer sanıklar hakkında hüküm verilmezden önce gerçeğe dönmesi dolayısıyla 5237 sayılı TCK.nın 274/4. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümleri uygulanması suretiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken ve kendisine yalan tanıklık suçuna ilişkin davanın yargılamasında ifadesinin tekrar değiştirilmesinin savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy