Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'nin yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.02.2009 gün ve 2007/453 Esas, 2009/230 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Soruşturma safhasında vekil huzurunda verdiği 14.02.2008 tarihli ifadesinde sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan eden mağdurenin, babası ve annesi olan ... ve ...'ün davaya katılma haklarının bulunmadığından mahkemece verilen kararı temyiz etme yetkilerinin de bulunmadığı anlaşılmakla esasen hukuki değerden yoksun olan katılma kararlarına istinaden katılanlar vekilince yapılan temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle incelemenin sanık müdafiin temyizi ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tüm aşamalarda değişmeyen sanık ve mağdure beyanlarına göre, tarafların evlenmek maksadıyla kaçtıklarının sabit olması karşısında, TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da mağdurenin dosyaya yansıyan maddi bir zararlarının da bulunmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki diğer şartlar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.