Hürriyeti tahdit suçundan sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.05.2009 gün ve 2009/120 Esas, 2009/172 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinde okuldan eve gitmekte olan mağdureye resim göstereceğini söyleyip zorla omzuna alarak evine götürdüğü ve evde mağdureye fotoğraf gösterip bu kişiyi tanıyıp tanımadığını sorduğu, resmimdeki kişiyi tanımadığını beyan eden mağdureye elindeki bıçağı göstererek "seni bu eve gitirdiğimi kimseye söyleme" şeklinde beyanda bulunduğu ve bu esnada mağdurenin boğzazını da sıktığı, daha sonra bir fırsatını bulup evden kaçan mağdurenin olayı annesine anlattığı, anlaşılmış olması karşısında; sanığın kanıtlanan eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nın 179/2-3. maddelerinde düzenlenen hürriyeti tahdit suçunu oluşturduğu gözetilerek, lehe kanun değerlendirmesinin de bu maddeler üzerinden yapılması yerine, sanığın 179/1-3. maddelerinden mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün ceza miktarı yönüyle sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.