Kaçırma ve ırza geçmeye teşebbüs suçlarından sanık ...'in bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; ırz ve namusa tasaddide bulunma ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair İnebolu Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.06.2009 gün ve 2009/50 Esas, 2009/65 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Sanığa isnat olunan oluşa ve kabule uygun suça, 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen ceza miktarı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık aslî ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 01.08.2001 tarihiyle inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Kaçırma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda da müştekilerin dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, yasal bir gerekçe içermeyen sanık hakkında katılanın zararının giderilmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.