Basit cinsel saldırı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.05.2007 gün ve 2007/138 Esas, 2007/342 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile katılan ... vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdure Emine'nin olay sonucu ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda usulüne göre rapor alındıktan sonra sanık hakkında TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya yüksek öğrenim kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerde Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri uyarınca usulüne uygun teşekkül ettirilmiş bir sağlık kurulundan katılan ...'nin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınıp, sonucuna göre görev konusunun gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında müşteki Emine'ye karşı işlediği cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün mahkemece açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesinin tatbiki sırasında aynı maddenin 3. fıkrası gereğince mağdure Emine'ye yönelik eylemi nedeniyle mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 1. fıkra hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Mağdur ...'ye ilişkin eyleminden dolayı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy