Basit cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve yaralama suçlarından sanık ...'nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.12.2007 gün ve 2006/383 Esas, 2007/767 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
21.07.2004 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nın 305/1-3. maddesi gereğince 2.000,00 TL'ye kadar olan para cezaları kesin nitelikte olup, yaralama suçundan verilen tür ve miktarları itibarıyla kesin olan ceza hükmünün verildiği tarihe göre temyizi mümkün bulunmadığından, bu suça ilişkin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin basit cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK.nın 53/4. maddesine aykırı surette TCK.nın 53/1. maddesince belli haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi ve hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, Mahkemece 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi gözetilerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.