Irza tasaddi ve kaçırma suçlarından sanık ...’ün bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; kaçırma suçundan beraatine ırza tasaddi suçundan mahkûmiyetine dair Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.07.2008 gün ve 2008/36 Esas, 2008/293 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece sanık hakkında 10.05.2004 tarihinde verilen ilk kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz olunduğu, bu itibarla sanık hakkında kaçırma suçundan Mahkemece kurulan beraat hükmünün temyiz olunmayarak kesinleştiği, Mahkemenin 23.07.2008 tarihli aynı suça ilişkin beraat kararının yok hükmünde olup hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin kaçırma suçuna ilişkin beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin REDDİNE, temyiz incelemesinin ırza tasaddi suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Oluşa ve kabule göre, ırza tasaddi suçuna ilişkin TCK.nın 416/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 30.09.2001 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.01.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy