Basit cinsel saldırı suçundan (2 kez) sanık ...’ın yapılan yargılaması sonunda; değişen suç vasfına göre eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan (2 kez) mahkûmiyetine dair Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.07.2009 gün ve 2008/1199 Esas, 2009/1199 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın önceden tanımadıkları anlaşılan mağdurelerin aşamalardaki tutarlı anlatımları, sanığın kısmi ikrarı, tanık ...’ün beyanı, olayın ortaya çıkış biçimi ve tüm dosya içeriğinden, suç tarihinde mağdure ...’ın kullandığı otomobil ile kırmızı ışıkta bekleyen mağdurelerin yanında yönetimindeki araç ile duran sanığın, aracın içerisinden el kol hareketleri yapıp, neden baktığını soran mağdurelere "Güzele bakmak sevaptır" dedikten sonra hareket eden mağdureleri aracıyla bir süre takip ettiği, bu sırada polisi arayan mağdurelerin yol kenarında durmaları üzerine, sanığın da araçtan inerek mağdurelerin aracının arka koltuğuna binip, saçlarını ve kollarını okşadığının anlaşılması karşısında, her iki mağdureye yönelik eylemlerinin ayrı ayrı TCK.nın 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde cinsel taciz suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da katılanların dosyaya yansıyan maddi bir zararlarının bulunmadığı gözetilip, 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.