Irz ve namusa tasaddide bulunma suçlarından sanık ... 'ın, 765 sayılı TCK.nın 415/1 ve 71. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.1988 gün ve 1987/132 Esas, 1988/24 sayılı Kararının, hükümlünün talebi üzerine adli sicil arşiv kayıtlarından silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 05.08.2011 tarihli ve 2011/126 D. İş sayılı kararına karşı;
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında "birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasa'nın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin Anayasa'nın 76. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMUK.nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 26.05.2012 gün ve 2012/8510-28743 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
11.04.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adli sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuata göre mahkemesince istem üzerine tekrar değerlendirme yapılabilecektir.
Hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2011 tarihli ve 2011/126 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ve mahkemenin 2011/126 D.İş sayılı kararının KALDIRILMASINA, gereği için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy