Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan beraatine dair Kozan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 10.05.2010 gün ve 2009/1161 Esas, 2010/519 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kayden 05.01.1996 doğumlu olup, suç tarihinde 15 yaşından küçük bulunan mağdurenin alıkonulması eyleminde bir hakkın kullanımı söz konusu olmadığı gibi, mağdurenin yaşının küçüklüğüne nazaran rızasının sanığın eylemini hukuka uygun hale getirmeyeceği, iddianame içeriğine göre eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu niteliğinde olup, yargılama yapma, delilleri değerlendirme, suç vasfını tayin ve takdiri görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip, 5235 sayılı Kanunun 11, 12 ve CMK.nın 5. maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının ve katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.