(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321) (5271 S. K. m. 34, 231, 232)
Cinsel taciz suçundan sanık A. A. Ç.'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair Dursunbey Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 03.11.2010 gün ve 2010/219 Esas, 2010/243 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle incelendi;
CGK. nın 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK. nın 34/2, 231/2. ve 232/6 ncı maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 03.11.2010 günlü kararda ise hükmün kesin nitelikte olduğu belirtilerek sanığın yanıltılması nedeniyle 02.03.2011 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılanlar N. Ç. ve A. A.'nın hükümden sonra 03.03.2011 tarihinde hakim tarafından havale edilen dilekçeleriyle şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmiş olmaları karşısında, sanık hakkında yeniden mahkemesince değerlendirme yapılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK. nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy