Irz ve namusa tasaddide bulunma suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; sarkıntılık suçundan mahkûmiyetine dair Ankara 2. Çocuk Mahkemesinden verilen 22.06.2011 gün ve 2010/41 Esas, 2011/417 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul olunan sarkıntılık suçunun 765 sayılı TCK.nın 421/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı TCK.nın 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilâve zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 20.03.2005'den itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.