Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.03.2010 gün ve 2007/101 Esas, 2010/56 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ... ile sanıklar ..., ..., ... müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Hükmedilen ceza miktarı nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Suç tarihinden önce sanık ...'in bir yakınına ait kahvehaneden yapılan hırsızlık olayında av tüfeğinin çalınmasının ardından konu hakkında bilgisi olduğunu düşündüğü mağdurla ilgili olarak olay gecesi sanıklar Ömer ve Samet'in pikapla yanına geldikleri mağduru babasını da alıp hep birlikte anılan hususta konuşacaklarını söyleyerek kandırıp araca bindirdikten sonra uğranılan kahvehaneden alınan diğer sanıklar Naim ve Ferdi'yle birlikte ilçe dışına çıkartıp ormana götürdükleri, burada mağdurla araç içinde konuşan Samet'in tüfeğin yerini söylemediği takdirde diğer sanıklarca dövüleceğini ifade ettiği mağdurun bilgisi olmadığını beyan etmesi üzerine sanıklar Ömer, Naim ve Ferdi tarafından araçtan indirilip dövüldükten sonra naylon iple elleri ile ayaklarından ağaca bağlanıp ormana terk edildiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından mevcut haliyle sanık ...'in atılı suçu TCK.nın 37/1. maddesi kapsamında diğer sanıklarla birlikte işlediği gözetilmeden TCK.nın 39/2. maddesi gereğince atılı suçun işlenmesine yardım ettiğinden bahisle hakkında TCK.nın 109/2-3b, 39/1. maddeleri gereğince hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ve bu nedenle tebliğnamedeki Samet yönünden bozma isteyen düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanıklar Ömer ve Ferdi müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar Naim ve Samet haklarında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklardan Naim'in önceden işlediği müessir fiil suçundan yargılandığı Pınarhisar Sulh Ceza Mahkemesince verilen 10.03.2006 gün ve 2004/133 Esas, 2006/32 Karar sayılı ilamla eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 456/4, 59/2. maddeleri uyarınca takdiren doğrudan para cezası tayin edilmek suretiyle belirlenen 366 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının 1412 sayılı CMUK.nın 305/1. maddesi uyarınca kesin olup aynı Kanunun 305/son. maddesi uyarınca tekerrüre esas olmaması, yine sanık ... hakkında işlediği müessir fiil, mütecaviz sarhoşluk suçlarından dolayı Pınarhisar Sulh Ceza Mahkemesince verilen 26.05.2003 gün ve 2002/108 Esas, 2003/61 Karar sayılı ilamla müessir fiil suçundan 765 sayılı TCK.nın 456/4, 59/2. maddeleri uyarınca takdiren doğrudan para cezası seçilerek verilen 181.752.000 TL ağır para cezasına ilişkin kararın hüküm tarihi itibarıyla kesin olması ve mütecaviz sarhoşluk suçundan 765 sayılı TCK.nın 572/1, 59/2. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilerek verilen 181.650.000 TL hafif para cezası hükmünün ise 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.da mütecaviz sarhoşluk suçunun düzenlenmeyerek suç olmaktan çıkartılması karşısında mahkemece anılan hükümlerin tekerrüre esas alınarak adları geçen sanıklar haklarında koşulları oluşmadığı halde TCK.nın 58. maddesinin uygulanması, kanuna aykırı, sanık ... ile sanık ... müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi
uyarınca sanıklar Naim ve Samet haklarında TCK.nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hükümlerden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy