Cinsel taciz suçundan sanıklar ..., ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Karacabey Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 09.04.2010 gün ve 2010/125 Esas, 2010/303 Karar sayılı hükümlerin ve sanıklar ... ve ...'ın vâki temyiz taleplerinin reddine dair aynı Mahkemenin 07.05.2010 ve 17.06.2010 gün ve aynı sayılı Ek Kararların süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin soruşturma aşamasında olayı samimi olarak anlatarak sanıklardan şikâyetçi olduğu, sanıkların, mağdurenin evinin balkonuna cinsel taciz niteliğinde sözler içeren not kağıdını bir taşa sararak fırlattıklarının sabit olduğu ve bu not kağıdının dosyaya delil olarak sunulduğu, suça ilişkin sanıkların ikrarının bulunduğu, mağdurenin soruşturma aşamasında bildirdiği adresine yapılan davetiyenin tebliğ edilemediği, kovuşturma aşamasında şikâyetinden vazgeçtiğine dair bir beyanın da bulunmadığı ve kendisine gerekçeli kararın tebliğine rağmen hükmü de temyiz etmediği gözetilerek, suçun sübutu açısından mağdurenin duruşmada tanık olarak dinlenmesini gerektirir bir neden bulunmadığı ve mahkemece de 09.04.2010 tarihli celsede mağdurenin dinlenmesinden vazgeçilmiş olduğu gözetildiğinde tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı iki bin liraya kadar (iki bin dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK.nın 305. maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Kanunlar ile değişik (1) numaralı bendinin Anayasa'ya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07.10.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden ve bu kapsamda mahkemece sanıklar ... ve ... yönünden tayin edilen 1800'er TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin CMUK.nın 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazları ile delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ...'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün ve sanıklar ... ile ... hakkında verilen 07.05.2010 ve 17.06.2010 tarihli Ek Kararların ONANMASINA, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy