Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair ... Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 01.11.2010 gün ve 2010/434 Esas, 2010/559 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin annesi ...'nin 21.06.2010 tarihli müracaatında kızının aslında iki ay kadar önce sanığa kaçtığını ve halen ... Mahallesinde sanıkla beraber yaşadığını belirtmesi, sanığın anne ve babasının da mağdurenin ailesine haber verdiklerini belirtmeleri karşısında, TCK.nın 234/3. maddesinde öngörülen rıza dışında evi terk eden çocuğun ailesinin haberdar etmeden yanında tutma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.