MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi;
Yargılama sırasında 15 yaşından küçük olup kendisini ifade edemeyen mağdureye atanan zorunlu vekili her ne kadar verilen hükmü temyiz etmiş ise de, mağdurenin babası müşteki Kemal'in 09.12.2009 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını belirtmesi karşısında, zorunlu vekilin katılan sıfatını kazanmasının mümkün olmaması sebebiyle hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığından, temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından 24.11.2010 tarihinde düzenlenen ve sanığın cinsel istismar suçu yönünden cezai ehliyetinin tam olmadığı belirtilen rapora dayanılarak, yargılamaya konu dosya ile sonradan birleştirilen ve raporda görüş belirtilmeyen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden de sanığın cezasında indirim uygulanması, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, bir çocuk psikiyatrisi ve Adli Tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az 5 kişilik bir heyetten, suçun sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınıp sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, usülüne uygun teşekkül etmeyen heyetce verilen rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy