Kötü muamele suçundan sanıklar ... ve ...'in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan beraatlerine dair ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 11.03.2010 gün ve 2009/430 Esas, 2010/176 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi mağdurlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurlar ... ve ...'in zorunlu vekilinin sanıktan şikâyetçi olup cezalandırılmasını isteyerek ve mahkemece verilen hükmü de temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurların katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördükleri konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurlar ... ve ...'in davaya katılan, zorunlu vekilleri Av. ...'nun da katılanlar vekili olarak kabul edilmesine karar verilerek yapılan incelemede;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.