Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ile ...’nın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair İzmir 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2010 gün ve 2008/154 Esas, 2010/22 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın mahkeme mührü ile mühürlenmemiş olması mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 07.11.2008 tarihli raporun düzenlenmesi sırasında inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatri uzmanı bulunmaması ve söz konusu raporun olayın üzerinden en az 6 aylık süre geçmeden önce 10.10.2008 tarihinde yapılan muayeneye istinaden düzenlenmiş olması nedeniyle sanıkların cezalarının bu rapora dayanılarak TCK.nın 103/6. maddesiyle artırılamayacağı, yine TCK.nın 61/4-5. maddelerindeki hükümleri de dikkate alınarak 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilecek cezaya 43. maddenin uygulanması sonucu bulunacak artırımın, 103/6. maddenin tatbikiyle tayin edilecek cezaya ilave edilmesi suretiyle yapılması gerektiği ve uygulamaya göre de, TCK.nın 103/6. maddesi uyarınca verilecek cezanın üst haddinin aynı Kanunun 49. maddesi gereğince 20 yıl hapis cezası olduğu, buna göre sanık hakkında TCK.nın 103/2, 103/3, 103/4 ve 43. maddelerine göre hükmolunan 22 yıl 6 ay hapis cezasının 103. maddenin 6. fıkrası ile artırılamayacağının gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurumuş ise de, belirtilen hatalı uygulamaların sanıklar hakkında TCK.nın 31/2. maddesinin tatbik edilmesi nedeniyle sonuca etkili olmadıkları anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanıklar müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.