Çocuğun basit cinsel istismarı (üç kez) suçlarından sanık ...'un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.06.2011 gün ve 2007/16 Esas, 2011/296 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Gerekçeli kararda 5271 sayılı CMK.nın 232/2-b maddesine aykırı olarak katılanlarm, mağdurların ve vekillerinin ad ve soyadlarının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
Mağdurlar hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporlarında olay nedeniyle duygusal örselenme yaşadıklarının belirtilmesine karşın sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının tespiti için mağdurların olaydan dolayı ruh veya beden sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereği usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alındıktan sonra TCK.nın 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun hükümlerin ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.